AB sınır ötesi atık kuralları yürürlükte. Ücretsiz platformumuzu deneyin ve bugün uyumlu hale gelin.
İklim krizi, Dünya’nın son dönemde karşılaştığı en büyük tehditlerden biri. Bunu önlemek için bireylerden şirketlere ve hükümetlere herkes sorumluluk almalı ve birlikte hareket etmeli. Küresel ısınmada kritik 1,5 derece eşiğini aşmamak için uluslararası kuruluşlara ve hükümetlere herkesin görevini içeren iklim hedefleri konuyor. Hedef sıfır karbon da olsa temiz su da olsa temeli hep aynı: sürdürülebilirlik. Hayatımızın her alanında doğru uygulamak için ileri teknolojiden yararlanmamız gerekiyor. Peki sürdürülebilir kalkınmada yeni teknolojiler neler? Yanıt yine son trendlerden biri: kimine göre distopya, kimine göre ütopya olan metaverse. Sürdürülebilirlik ve metaverse ilişkisine yakından bakalım.

Bir sonraki ileri teknoloji dönüşümü olan metaverse, internetin 3 boyutlu hali olarak tanımlanabilir. İnternet ve bilgisayar önce metin tabanlıydı, sonra görüntü tabanlı oldu. Şimdi ise gerçek hayatımıza paralel dijital bir hayat yaşayabileceğimiz sanal bir kamusal alan, bir ağ kurulacak. Video oyunu gibi düşünülse de dijital ekonominin geleceği. İklim kaygıları artık her şeyi şekillendirirken “İklim uyumunda bir sonraki büyük teknoloji nedir?” sorusunun cevabı yine metaverse ve bulut bilişim.
Temel bir soruyla başlayalım: teknoloji çevreye nasıl yardımcı oluyor?
Peki metaverse günlük hayatımızı ve iklim eylemlerini nasıl etkileyecek? Uzmanlara göre iş hayatının geleceğinden basit bir konsere kadar her şeyi etkileyecek. Çevreye duyarlı, erişilebilir ve kapsayıcı bir metaverse mümkün mü? Evet: gerçek dünyadaki etkileşimleri 3 boyutlu sanal etkileşimlerle değiştirmek çevre kirliliğini olumlu etkiler ve iklim eylemi için büyük bir adım olur.
Yine de mevcut durumda iki sorun duruyor: atık ve enerji tüketimi. Web3’e hazırlanırken metaverse’ün geleceği için gereken devasa enerjiyi ve veri depolamayı düşünmeli, planlarımızı buna göre yapmalıyız. Bu değişimin liderleri olarak gösterilen Facebook ve Microsoft gibi dev teknoloji şirketleri net sıfır emisyon sözü verdi. Ancak bunlar genellikle çevresel yatırımlara dayanan sözler. Sürdürülebilir temeller kurulmazsa devasa çevrimiçi ortamların e-atığı, enerji tüketimini ve karbon ayak izini artırması neredeyse kaçınılmaz. Peki yetkililer metaverse için sürdürülebilirlik düzenlemelerini nasıl yapabilir?
Metaverse’ün elektronik cihaz kullanımını daha da artıracağı kesin. Oysa mevcut durumda bile hızla büyüyen e-atık miktarıyla başa çıkamıyoruz. ABD gibi yüksek gelirli ülkelerde bile tüketim sonrası elektronik cihazların dörtte birinden azı geri dönüştürülüyor. Elektronik cihazlardaki değerli metaller ve diğer malzemeler kaybolurken cıva gibi ağır kimyasallar doğaya geri dönüşü olmayan zararlar veriyor. Metaverse ile artan kullanımın yaratacağı yükü düşünün. Bu yüzden etkili e-atık yönetimi ve geri dönüşüm üzerinde şimdiden çalışmaya başlamalısınız. Avrupa çerçevesi için Avrupa Komisyonu’nun WEEE sayfasına göz atabilirsiniz.
Yalnızca sanal bir alanda gezinmeyi değil, avatarınız ya da hologramınızla sanal bir dünyaya sahip olmayı hayal edin. Şimdi bunun veri ihtiyacını hesaplamaya çalışın. Metaverse’ün geleceğine dair en büyük endişelerden biri muazzam veri depolama ihtiyacı. Daha fazla enerji tüketen veri merkezlerinin etkisini azaltmak için bulut tabanlı sistemlere ve yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişi planlamaya başlayın.
Bunlar, kolay çözülemeyen metaverse sorunlarıydı. İleri teknolojiye geçişe hazırlanıyorsak zemini için bir temel değişime daha ihtiyacımız var: döngüsel ekonomiye geçiş.
Fiziksel olanın yerine sanalı koyan dijital ekonomi yeni ilkeler doğuruyor. Görüldüğü gibi iklim eylemi için yalnızca sanal ortama geçmek yetmiyor. Ayrıca şunlar gerekiyor:
Her alandaki geçiş döneminde kaybolmak kolay. Neyse ki sürdürülebilirlik politikaları ve kurumsal çevresel ayak izi konusunda size yol gösterecek bir kuruluş var: Evreka.
Evreka, 25’ten fazla ülkede yüksek teknoloji yazılım ve donanım sistemleriyle sektör devlerinin tercihi olan bir sürdürülebilir atık yönetimi şirketi. Atık yönetiminin döngüsel ekonominin ve iklim eylemlerinin temel taşı olduğunu bilen EvrekaCrew, geliştirdiği IoT algoritmaları ve bulut sistemleriyle kesintisiz bir atık yönetimi süreci sunuyor. Şirket ileri teknolojiden yararlanırken yeni teknolojilerin olumsuz etkilerine karşı da önlem alıyor. Başarısı özellikle e-atıkta kanıtlandı: Evreka, Singapur’daki tüm elektronik atığın toplanmasından sorumlu. Evreka, bulut tabanlı bilgi sistemlerinin kurumların performansına ve enerji kullanımına etkisini şunlarla gösteriyor:
EvrekaCrew, metaverse’ün geleceğine dair sorunlarda da size yardıma hazır. Hepsi bir arada, uçtan uca, entegre ve sürdürülebilir atık yönetimi dünyamızla tanışmak için bugün bizimle iletişime geçin.